Ana içeriğe atla

Bid’at Nedir? Sünnetten Uzaklaştıran Yol


 İslam dini, veda haccı ile kemale ermiş ve tamamlanmıştır. Allah (c.c.) Maide Suresi 3. ayette: "Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım" buyurarak, dinin artık ekleme veya çıkarma kabul etmeyeceğini beyan etmiştir. Bu noktada karşımıza çıkan en kritik kavram *"Bid'at"*tır.

​1. Bid'atın Kelime ve Terim Anlamı

​Sözlükte; daha önce benzeri olmayan bir şeyi icat etmek, sonradan ortaya çıkarmak demektir. Dini terim olarak ise: "Resulullah (s.a.v.) ve Sahabe döneminde olmayan, dinin aslında bulunmadığı halde sonradan dine eklenen, ibadet maksadıyla yapılan her türlü inanç, söz ve fiildir."

​2. Bid'atın Tehlikesi: Sünneti Öldüren Zehir

​Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu konuda çok sert uyarılarda bulunmuştur:

​"İşlerin en kötüsü sonradan uydurulanlardır. Her sonradan uydurulan şey bid'attır, her bid'at dalalettir (sapıklıktır) ve her dalalet ise ateştedir." (Müslim, İmam Ahmed).

​Bid'atın en büyük tehlikesi, sinsi bir şekilde Sünnetin yerini almasıdır. Bir toplumda bir bid'at ihya edildiğinde, karşılığında bir sünnet mutlaka ölür. Bid'at ehli, farkında olmadan "Allah’ın dini eksikti, ben tamamlıyorum" veya "Peygamber bu hayrı göremedi, ben yapıyorum" deme cüretinde bulunmuş olur.

​3. Bid'atın Kısımları

​Alimler, meselenin daha iyi anlaşılması için bid'atı ikiye ayırmışlardır:

​Dini Bid'at (Kötü Bid'at): İbadet hayatına yapılan eklemelerdir. Örneğin; dinde aslı olmayan bir namaz şekli uydurmak, sevap kazanma umuduyla İslam’ın sınırlarını aşan aşırı zühd hareketleri veya kabirleri mescid edinmek gibi fiiller bu sınıfa girer. Bunlar "merduttur", yani reddedilmiştir.

​Dünyevi Yenilikler (Örfi Bid'at): Teknoloji, ulaşım ve bilimdeki yenilikler (uçak, bilgisayar, internet vb.) dini anlamda "bid'at" değildir. Çünkü bunlar ibadet olarak değil, ihtiyaç olarak hayatımıza girer.

​4. Bid'at Neden Kabul Edilmez?

​Bid'at yapan kişi, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, şu hatalara düşer:

​Haddini Aşmak: Allah ve Resulü'nün belirlediği sınırları yetersiz görmek.

​Dini Tahrif Etmek: İslam’ı zamanla tanınmaz hale getirmek (Geçmiş ümmetlerin sapma noktası tam olarak budur).

​Amellerin Boşa Gitmesi: Peygamber yolu dışındaki hiçbir amel Allah katında makbul değildir. "Kim bizim bu işimizde (dinimizde) ondan olmayan bir şeyi sonradan uydurursa, o merduttur." (Buhari).

​Sonuç: Bir Müslümanın Ölçüsü

​Müslüman için ölçü basittir: "İttiba et, icat etme!" (Tabi ol, uydurma). Dinin aslına sadık kalmak, bid'atlarla süslenmiş binlerce amelden daha hayırlıdır. Kurtuluş; Kur’an ve Sünnet’in o berrak, katkısız ve saf halinde; yani Sahabe efendilerimizin anladığı ve yaşadığı İslam’dadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

'' Bin Aydan Hayırlı Geceyi Aramak: Ramazan'ın Son 10 Gecesi ve Kadir Gecesi ''

Ramazan ayının huzur veren günlerini geride bırakırken, bu mübarek ayın en kıymetli, en feyizli dönemine, yani son on gününe giriş yapıyoruz. Müslümanlar için bu on gün, sadece bayram hazırlığı değil, aynı zamanda manevi bir arınma, tövbe ve ömre bedel bir geceyi (Kadir Gecesi) yakalama çabasıdır. ​Kur'an-ı Kerim'de "bin aydan daha hayırlı" olduğu müjdelenen Kadir Gecesi, işte bu son on günün içinde gizlidir. Peygamber Efendimiz (SAV) de bu günlerde ibadetlerini artırır, dünyevi işlerden uzaklaşarak kendisini tamamen Allah'a adardı. ​Gelin, bu son on günün önemini, "tekli geceleri" ve bu süreyi nasıl değerlendirmemiz gerektiğini hadisler ışığında inceleyelim. ​Peygamber Efendimizin (SAV) Tavsiyesi: Tekli Geceler ​Hazreti Muhammed (SAV), ümmetine bu gizli hazineyi nerede aramaları gerektiğini açıkça işaret etmiştir: ​"Kadir gecesini Ramazan'ın son on günündeki tekli gecelerde arayın." (Buhârî, Leyletü'l-Kadr 3; Müslim, Sıyâm 21) ​Bu hadi...

Şiiler Neden Sahabelere Sövüyor? Hakikat ve Sapkınlık arasında ŞİA

​ İslam tarihinin en büyük fitnelerinden biri, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) vefatından sonra ortaya çıkan ve bugün "Şiilik" olarak bilinen akımdır. Araştıran bir gencin bilmesi gereken ilk şey şudur: İslam, sahabenin omuzlarında yükselmiştir. Onlara dil uzatmak, aslında o dinin temeline dinamit koymaktır. ​1. Sahabe Düşmanlığının Kökeni: Neden Sevemiyorlar? ​Şiiler, İslam’ın ilk üç halifesi (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman) ve birçok sahabenin (Aişe annemiz dahil), Hz. Ali’nin hakkı olan halifeliği "gasbettiğine" inanırlar. Onlara göre sahabenin büyük çoğunluğu -hâşâ- Peygamber’in vefatından sonra dinden dönmüş (irtidat etmiş) veya ona ihanet etmiştir. ​Gerçek: Oysa Kur'an-ı Kerim onları bizzat müjdelemiş, Allah onlardan razı olduğunu ilan etmiştir: "O önde giden ilk muhacirler ve ensar... Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır." (Tevbe, 100) Allah’ın razı olduğuna lanet okumak, doğrudan Kur'an ayetiyle savaşmaktır. ​2. Re...

Zayıf Hadislerle Amel Edilir mi?

 Hadis ilminde en güvenilir kaynaklardan olan Sahih Buhari ve Sahih Müslim, sadece sahih hadisleri ihtiva edecek şekilde titizlikle hazırlanmıştır. Bu eserlerin müellifleri olan İmam Buhari ve İmam Müslim, hadis kabulünde son derece sıkı şartlar koymuşlardır. Bu büyük imamların metodu açıkça göstermektedir ki: Dinî hükümlerde ve amelde esas alınması gereken hadisler sahih olanlardır. İmam Buhari, eserine yalnızca sahih hadisleri almış ve zayıf rivayetleri delil olarak kullanmamıştır. Aynı şekilde İmam Müslim de sahih olmayan rivayetleri kitabına almamış, hadislerin güvenilirliğine büyük önem vermiştir. Bu sebeple birçok âlim, özellikle akaid ve ahkâm (helal-haram) konularında: ❌ Zayıf hadislerle amel edilmeyeceğini ifade etmiştir. Bununla birlikte bazı âlimler, zayıf hadislerin: Çok zayıf olmaması, Dinin genel esaslarına aykırı olmaması, Kesinlik ifade etmeden uygulanması şartıyla, faziletli amellerde (nafile ibadetler, zikirler vb.) kullanılabileceğini söylemişlerdir. Ancak ihtila...