Ana içeriğe atla

Gizlilik Politikası

Gizlilik Politikası

Tevhid Yolu (tevhidyolu.net.tr) olarak ziyaretçilerimizin gizliliği bizim için en öncelikli konulardan biridir. Bu gizlilik politikası belgesi, tarafımızca hangi tür kişisel bilgilerin toplandığını ve bu bilgilerin nasıl kullanıldığını detaylandırmaktadır.

Log Dosyaları

Birçok standart web sitesi gibi Tevhid Yolu da log dosyalarını kullanır. Bu dosyalar, ziyaretçileri sadece siteye girdiklerinde otomatik olarak kaydeder. Log dosyalarının içindeki bilgiler şunları içerebilir:

  • İnternet protokol (IP) adresleri

  • Tarayıcı türü (Chrome, Safari vb.)

  • İnternet Servis Sağlayıcısı (ISS)

  • Tarih ve saat damgası

  • Yönlendirme ve çıkış sayfaları

  • Tıklama sayısı

Bu bilgiler, kişisel olarak tanımlanabilir herhangi bir bilgiyle bağlantılı değildir; yalnızca siteyi yönetmek ve kullanıcı eğilimlerini analiz etmek amacıyla kullanılır.

Çerezler ve Web İşaretçileri

Sitemiz, ziyaretçi tercihlerini saklamak ve kullanıcıya özel içerik sunmak için çerezleri (cookies) kullanabilir. Ayrıca, sitemizde yayınlanan reklamlar (örneğin Google AdSense) çerezler ve web işaretçileri kullanabilir. Üçüncü taraf reklam sunucuları, Tevhid Yolu üzerinde görünen reklamları doğrudan tarayıcınıza göndermek için kendi teknolojilerini kullanırlar.

Veri Güvenliği

Bize e-posta veya soru formu aracılığıyla ilettiğiniz isim ve e-posta adresi gibi bilgiler, yalnızca size yanıt vermek amacıyla kullanılır. Bu bilgiler kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşılmaz, satılmaz ve reklam listelerine eklenmez. Paylaştığınız her bilgi bizim için bir emanettir.

İletişim

Gizlilik politikamızla ilgili herhangi bir sorunuz veya belirtmek istediğiniz bir husus varsa, lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin:

  • E-posta: tevhizindee@gmail.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şiiler Neden Sahabelere Sövüyor? Hakikat ve Sapkınlık arasında ŞİA

​ İslam tarihinin en büyük fitnelerinden biri, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) vefatından sonra ortaya çıkan ve bugün "Şiilik" olarak bilinen akımdır. Araştıran bir gencin bilmesi gereken ilk şey şudur: İslam, sahabenin omuzlarında yükselmiştir. Onlara dil uzatmak, aslında o dinin temeline dinamit koymaktır. ​1. Sahabe Düşmanlığının Kökeni: Neden Sevemiyorlar? ​Şiiler, İslam’ın ilk üç halifesi (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman) ve birçok sahabenin (Aişe annemiz dahil), Hz. Ali’nin hakkı olan halifeliği "gasbettiğine" inanırlar. Onlara göre sahabenin büyük çoğunluğu -hâşâ- Peygamber’in vefatından sonra dinden dönmüş (irtidat etmiş) veya ona ihanet etmiştir. ​Gerçek: Oysa Kur'an-ı Kerim onları bizzat müjdelemiş, Allah onlardan razı olduğunu ilan etmiştir: "O önde giden ilk muhacirler ve ensar... Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır." (Tevbe, 100) Allah’ın razı olduğuna lanet okumak, doğrudan Kur'an ayetiyle savaşmaktır. ​2. Re...

Kaza Namazı Nedir? Bilerek Kaçırılan Namazın Kazası Var mı?

 İslam akidesinde namaz; belli vakitleri, rükunları ve şartları olan bir ibadettir. Günümüzde "nasıl olsa kaza ederim" düşüncesiyle namazın vaktini geçirmek büyük bir gevşekliğe yol açmaktadır. Peki, Kur’an ve Sünnet bu konuda ne diyor? 1. Kur’an’daki Kesin Sınır: Vakit Şartı Yüce Allah, namazın vaktinde kılınmasının tesadüfi değil, ilahi bir kanun olduğunu şöyle belirtir: "Şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belirlenmiş bir farzdır." (Nisâ Suresi, 103) Tefekkür: Bir ibadet "vakitli" olarak emredilmişse, o vakit dışında yapılması için Allah’tan veya Resulü’nden bir izin (delil) gerekir. Vakti dışında mazeretsiz kılınan namaz, vaktinden önce kılınan namaz gibi esastan bozulmuş bir ibadettir. 2. Sahih Sünnet’in Çizdiği Sınır Peygamber Efendimiz (s.a.v.), namazın vakti geçtikten sonra hangi durumlarda kılınabileceğini (kaza edilebileceğini) bizzat şu hadisle sınırlamıştır: "Kim bir namazı unutur veya uyuyup kalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın....

Cehri Zikir Nedir? Kur'an ve Sünnette Var mı?

  Günümüzde bazı tarikatlarda "zikir" adı altında yüksek sesle bağırmak, garip sesler çıkarmak (hırıltı vb.) ve toplu halde kendinden geçercesine hareketler yapmak "maneviyat" gibi sunulmaktadır. Oysa İslam’ın zikir usulü vakar, huşu ve gizliliktir. 1. Kur’an-ı Kerim’de Zikrin Usulü: Kısık Ses ve Huşu Yüce Allah, zikrin nasıl yapılması gerektiğini A’raf Suresi’nde çok net bir sınırla çizmiştir: "Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret; gafillerden olma!" (A’raf, 205) Tefekkür: Allah Teâlâ "yüksek olmayan bir sesle" (dûne'l-cehri) buyurarak, bağırıp çağırmayı değil, kalbin ve dilin sessizce uyuştuğu vakar dolu bir zikri emretmiştir. 2. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Uyarıları "Ey insanlar! Kendinize acıyın (kendinizi yormayın). Siz ne sağır birine dua ediyorsunuz, ne de yanınızda olmayan birine... Siz, her şeyi duyan, size çok yakın olan Allah’a dua ediyorsunuz." (Buhârî, Müslim) Anal...