Günümüzde en çok tartışılan ama kavramsal olarak en az bilinen konulardan biri de "Şeriat" kavramıdır. Sözlük anlamı "izlenen yol, yöntem, bir nehrin su içilecek yeri" olan Şeriat, terim olarak Allah’ın (c.c.) kulları için belirlediği dini, dünyevi, ahlaki ve hukuki hükümlerin bütünüdür.
1. Şeriat Sadece Ceza Yasası mıdır?
Toplumdaki en büyük yanılgı, Şeriatı sadece fiziksel cezalar (hudud) olarak görmektir. Oysa Şeriat:
İbadettir: Namazın kılınması, orucun tutulması Şeriattır.
Ahlaktır: Yalan söylememek, gıybet etmemek, kul hakkı yememek Şeriattır.
Adalettir: Miras hukuku, ticari dürüstlük ve komşu hakkı Şeriattır.
Kısacası Şeriat, bir Müslümanın doğumundan ölümüne kadar hayatını Allah’ın rızasına uygun şekilde düzenleyen ilahi nizamın adıdır.
2. Şeriatı Reddetmek ve İnkar Etmek
İslam akaidinde (inanç esaslarında) hükümler bellidir. Şeriat, doğrudan Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye kaynaklı olduğu için:
İnkar Boyutu: Bir kimse, Allah’ın koyduğu bir hükmü (örneğin namazı, tesettürü veya haram olan bir şeyi) "Bu devirde böyle şey olmaz, bu hüküm yanlıştır" diyerek kalben reddederse veya alay ederse, bu durum kişiyi İslam dairesinden çıkarabilir. Çünkü bu, Allah’ın ilmini ve hikmetini inkar etmek anlamına gelir.
Uygulama Boyutu: Bir Müslüman, Şeriatın bir hükmünü hak kabul edip ama nefsi sebebiyle uygulayamıyorsa (örneğin namaz kılmıyorsa veya bir günaha düşüyorsa), bu kişi kâfir değil, "günahkâr mümin" olur. Buradaki ince çizgi "kabul etmek ama yapamamak" ile "kökten reddetmek" arasındaki farktır.
3. Neden Yanlış Anlaşılıyor?
Şeriat kavramının korkutucu gösterilmesinin temel sebebi, cehalet ve art niyetli yaklaşımlardır. İslam alimleri, "Şeriatın amacı beş şeyi korumaktır" derler: Canı, malı, nesli, aklı ve dini. Bu beş şeyi korumayı hedefleyen bir nizamın reddedilmesi, aslında fıtratın ve adaletin reddedilmesi demektir.
Müslüman, "Şeriat Allah'ın kanunudur" bilinciyle hareket eder. Şeriat, doğrudan Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye kaynaklı olduğu için, bu hükümlerden birini bile bile reddetmek, küçümsemek veya "bu devirde geçersizdir" demek, doğrudan kaynağı (Allah ve Resulü'nü) inkar etmekle eşdeğerdir. İslam akaidine göre Allah’ın bir hükmünü dahi kasten reddeden, helali haram, haramı helal sayan kişi kafir olur. Dinimizde tekfir, imanı küfürden ayıran ve inancın saflığını koruyan meşru bir hükümdür. Bir hükmü nefsi sebebiyle yapamamak günahkarlık olsa da, o hükmün aslına karşı çıkmak veya reddetmek kişiyi İslam dairesinden dışarı çıkarır. Mümin, "işittik ve itaat ettik" teslimiyetiyle, ilahi nizamın her zerresine iman etmekle mükelleftir.

Yorumlar
Yorum Gönder