Ana içeriğe atla

Tefekkür Nedir ve Nasıl edilir?


İslam akidesinde ibadet sadece dille yapılan zikir veya bedenle yapılan rükû değildir. İslam’ın bizden beklediği en büyük ibadetlerden biri de Tefekkürdür. Tefekkür; kainattaki muazzam nizamı izleyerek, her nakışta Nakkaş’ı, her sanatta Sanatkar’ı yani Allah Azze ve Celle’yi bulma yolculuğudur.

1. Tefekkür: Akıl ve Kalbin Buluşması

Tefekkür, bakılan her şeyde Allah’ın bir imzasını görmektir. Bir çiçeğin açışında, yıldızların o devasa boşlukta hiç çarpmadan kayışında ve kendi vücudumuzdaki o kusursuz işleyişte Allah’ın kudretini seyretmektir. Tefekkür etmeyen bir akıl, karanlıkta kalan bir fener gibidir; var ama aydınlatmaz.

2. Kur’an-ı Kerim’in Çağrısı

Yüce Rabbimiz, Kur'an'ın pek çok yerinde bizi düşünmeye ve ibret almaya davet eder. Müslüman, dünyaya kör bakamaz.

"Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık deliller vardır. Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde tefekkür ederler..." (Âl-i İmrân, 190-191)

3. Sünnetten İlham: Bir Saatlik Tefekkür

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve O'nun izinden giden Sahabe-i Kiram, tefekkürü ruhun azığı bilmişlerdir. Tefekkürün kıymeti hakkında hikmet ehli şöyle buyurmuştur:

"Bir saat tefekkür (bazı durumlarda), bir sene (nafile) ibadetten daha hayırlıdır." (Hafız Zeyneddin el-Iraki, Mugni)

Çünkü tefekkür, insanı taklidi imandan tahkiki imana (araştırarak, bilerek, sarsılmaz bir imana) ulaştırır. Ezbere Müslümanlıktan, hissederek Müslümanlığa geçişin anahtarıdır.

4. Neyi Tefekkür Etmeliyiz?

  • Enfüsî Tefekkür: Kendi yaratılışına bakmak. Tek bir hücreden bu devasa organizmaya nasıl dönüştüğünü, kalbinin sen uyurken bile kimin emriyle attığını düşünmek.

  • Âfâkî Tefekkür: Dış dünyaya bakmak. Mevsimlerin dönüşünü, rızkın topraktan nasıl çıktığını, gökyüzünün direksiz nasıl durduğunu seyretmek.

5. Tefekkürün Meyvesi: Marifetullah

Tefekkür eden insan kibirlenemez. Kainatın büyüklüğü karşısında kendi acziyetini anlar ve Allah’ın azameti karşısında secdeye gider. Tefekkürün sonu, Allah'ı hakkıyla tanımak olan **"Marifetullah"**tır.

Genç Kardeşim! Modern dünya seni sürekli meşgul ederek, ekranlara hapsederek tefekkürden koparmaya çalışıyor. Oysa durup düşünmek, ruhun nefes almasıdır. Başını telefonundan kaldır ve gökyüzüne bak; orada senin için yazılmış sessiz ayetler var. Hak yol; sadece okumak değil, okuduğunu kainat kitabında teyit etmektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şiiler Neden Sahabelere Sövüyor? Hakikat ve Sapkınlık arasında ŞİA

​ İslam tarihinin en büyük fitnelerinden biri, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) vefatından sonra ortaya çıkan ve bugün "Şiilik" olarak bilinen akımdır. Araştıran bir gencin bilmesi gereken ilk şey şudur: İslam, sahabenin omuzlarında yükselmiştir. Onlara dil uzatmak, aslında o dinin temeline dinamit koymaktır. ​1. Sahabe Düşmanlığının Kökeni: Neden Sevemiyorlar? ​Şiiler, İslam’ın ilk üç halifesi (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman) ve birçok sahabenin (Aişe annemiz dahil), Hz. Ali’nin hakkı olan halifeliği "gasbettiğine" inanırlar. Onlara göre sahabenin büyük çoğunluğu -hâşâ- Peygamber’in vefatından sonra dinden dönmüş (irtidat etmiş) veya ona ihanet etmiştir. ​Gerçek: Oysa Kur'an-ı Kerim onları bizzat müjdelemiş, Allah onlardan razı olduğunu ilan etmiştir: "O önde giden ilk muhacirler ve ensar... Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır." (Tevbe, 100) Allah’ın razı olduğuna lanet okumak, doğrudan Kur'an ayetiyle savaşmaktır. ​2. Re...

Kaza Namazı Nedir? Bilerek Kaçırılan Namazın Kazası Var mı?

 İslam akidesinde namaz; belli vakitleri, rükunları ve şartları olan bir ibadettir. Günümüzde "nasıl olsa kaza ederim" düşüncesiyle namazın vaktini geçirmek büyük bir gevşekliğe yol açmaktadır. Peki, Kur’an ve Sünnet bu konuda ne diyor? 1. Kur’an’daki Kesin Sınır: Vakit Şartı Yüce Allah, namazın vaktinde kılınmasının tesadüfi değil, ilahi bir kanun olduğunu şöyle belirtir: "Şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belirlenmiş bir farzdır." (Nisâ Suresi, 103) Tefekkür: Bir ibadet "vakitli" olarak emredilmişse, o vakit dışında yapılması için Allah’tan veya Resulü’nden bir izin (delil) gerekir. Vakti dışında mazeretsiz kılınan namaz, vaktinden önce kılınan namaz gibi esastan bozulmuş bir ibadettir. 2. Sahih Sünnet’in Çizdiği Sınır Peygamber Efendimiz (s.a.v.), namazın vakti geçtikten sonra hangi durumlarda kılınabileceğini (kaza edilebileceğini) bizzat şu hadisle sınırlamıştır: "Kim bir namazı unutur veya uyuyup kalırsa, onu hatırladığı zaman kılsın....

Cehri Zikir Nedir? Kur'an ve Sünnette Var mı?

  Günümüzde bazı tarikatlarda "zikir" adı altında yüksek sesle bağırmak, garip sesler çıkarmak (hırıltı vb.) ve toplu halde kendinden geçercesine hareketler yapmak "maneviyat" gibi sunulmaktadır. Oysa İslam’ın zikir usulü vakar, huşu ve gizliliktir. 1. Kur’an-ı Kerim’de Zikrin Usulü: Kısık Ses ve Huşu Yüce Allah, zikrin nasıl yapılması gerektiğini A’raf Suresi’nde çok net bir sınırla çizmiştir: "Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret; gafillerden olma!" (A’raf, 205) Tefekkür: Allah Teâlâ "yüksek olmayan bir sesle" (dûne'l-cehri) buyurarak, bağırıp çağırmayı değil, kalbin ve dilin sessizce uyuştuğu vakar dolu bir zikri emretmiştir. 2. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Uyarıları "Ey insanlar! Kendinize acıyın (kendinizi yormayın). Siz ne sağır birine dua ediyorsunuz, ne de yanınızda olmayan birine... Siz, her şeyi duyan, size çok yakın olan Allah’a dua ediyorsunuz." (Buhârî, Müslim) Anal...